Anne-Çocuk Konuşmalarının Çocukların Zihin Kuramı ve Duygu Anlama Becerileri Üzerine Etkisi

Annelerin çocukları ile zihinsel durumlar (örneğin, kişilerin düşünceleri, duyguları, niyetleri) hakkında konuşması, çocukların ileride bu durumlar hakkında daha çok konuşmasına ve kendilerinin ve başkalarının duygularını daha iyi anlamasına yardımcı olmaktadır.

Yapılan araştırmalara göre, çocuklarla onların zihinsel durumlarına dair konuşmanın çocuk için birçok faydası vardır. Öncelikle, çocuk kendi içsel deneyimi ile “istemek” veya “düşünmek” gibi soyut anlamlı kelimeler arasındaki bağlantıyı kurabilmeye başlar. Yani kendi yaşadıklarını dışarıya nasıl ifade edilebileceğini öğrenmiş olur. Örneğin arkasında yürüyen köpeği görmek için sürekli arkasını dönen çocuğa “Köpeğe bakmak mı istiyorsun?” diye sormak, çocuğun o andaki isteklerini nasıl ifade edeceğini öğrenmesi için yardımcı olur. Çocuklar kendi deneyimlerini ifade etmeye alıştıktan sonra başkalarının içsel deneyimlerini anlayabilmeye ve başkalarının kendilerinden farklı deneyim ve düşüncelere sahip olabileceklerini öğrenmeye başlarlar.

Çocuklarla zihinsel durumlar hakkında konuşmanın, çocukların ileriki yaşlardaki sosyal anlama becerisinin gelişimi ile ilgili olduğunu gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Taumoepeau ve Ruffman (2008) tarafından yapılan bir araştırma, 15 ve 24 ay aralığındaki çocuklarda, annenin zihinsel durumlara dair konuşması ile çocukların zihinsel durumlar hakkında konuşması ve zihin kuramı arasındaki ilişkiyi boylamsal bir araştırma deseni kullanarak incelemiştir. Aynı zamanda, bu çocukların sonraki bir dönemde (33 aylık iken) duyguları anlama ve zihinsel durum sözcüklerini kullanma becerisi araştırılmıştır. Bu araştırma deseni sayesinde, bilişsel gelişim alanının en önemli isimlerinden biri olan, Vygotsky’nin ‘yakınsal gelişim alanı’ kuramı test edilmiştir. Bu kurama göre, çocuğun kendi bağımsız öğrenme seviyesinin ilerisinde olan bir alan vardır. Bu alan, bir üst zihinsel fonksiyon alanı olarak tanımlanır ve çocukların bu alana geçebilmeleri, kendilerinden daha bilgili konumda olan yetişkinlerin desteği ile mümkün olur. Bu çalışmada da, 15 aylık bebeklerin zihinsel durumlara dair konuşma gelişimi, annelerin, çocuğun var olan seviyesine göre ayarladıkları konuşma şekliyle paralellik göstermiştir. Örneğin, 15 aylıkken ölçülen anne-çocuk arasındaki zihinsel durumlara dair konuşmalar, bu çocukların 24 aylıkken kendi isteklerini daha kolay ifade etmelerini yordamıştır. Aynı zamanda, 24 aylık çocuklarda, annelerin başkaları odaklı ‘düşünme’ ve ‘bilme’ gibi zihinsel durumlara dair konuşması, bu çocukların 33 aylık iken düşünce ve bilgi durumlarını anlama ve bu sözcükleri kullanma becerisini önemli bir şekilde yordamıştır. Böylelikle, 15 aylık çocuklar için, annelerin çocuğun isteklerine odaklı konuşması, bu çocukların 24 ay aralığındaki zihinsel durumlara dair konuşmalarını belirlerken, 24 aydan itibaren annelerin daha çok kendi düşünce ve bilgi durumlarına dair konuşması, bu çocukların 33 ay aralığındaki bilişsel gelişimini önemli bir ölçüde etkilemiştir.

Sonuç olarak; annelerin, çocuklarının bulundukları zihinsel durum ve seviyeyi takip edebilmeleri ve o durumun gerekliliklerini karşılayabilmeleri çocukların gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Annelerin çocuklarının anlama seviyelerine göre zihinsel durum konuşmaları yapması, çocukların uyarıcıları anlaması için sistemli bir köprü görevi görür. Böylece, çocuğun dışarıdan aldığı bilgileri içselleştirmesi ve öğrenmesi kolaylaşarak, sosyal gelişimine katkı sağlanmış olunur.


Taumoepeau, M., & Ruffman, T. (2008). Stepping stones to others' minds: Maternal talk relates to child mental state language and emotion understanding at 15, 24, and 33 months. Child Development, 79(2), 284-302.

Hazırlayan: İdil Uzun

Düzenleyen: Aslıhan İkizoğlu