Televizyon ve Çocuklarda Öğrenme

Son yıllarda teknoloji gelişiminin çocukların öğrenmesine olan etkisini ortaya koymak için yapılan araştırmalar, teknolojik cihaz kullanımının okul öncesi dönemde çocukların zihinsel gelişimine katkıda bulunduğunu göstermektedir. Örneğin, yapılan bir araştırmada belirli sürelerle ve ebeveyn eşliğinde teknolojik cihaz (örn., televizyon, telefon, tablet) kullanmanın, 2 yaşından küçük çocukların zihinsel gelişimine pozitif bir etkisinin olduğu gösterilmiştir.

Dijital medya araçlarının çocuklara eşzamanlı geribildirim verebilmesi ve özellikle farklı duyulara (görme, duyma, dokunma, hareketli figürleri algılama) uyaran sağlaması, çocukların bilişsel gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Dijital medya araçlarından olan televizyon, okul öncesi dönemdeki çocukların bilişsel gelişiminde, özellikle öğrenme süreçlerinde, önemli bir faktördür. Çocukların televizyon ekranında gördükleri nesne ve olayları algılayabilmeleri için, ekrandaki içerikleri tekrar tekrar izlemeleri ve dikkatlerini onlara yönlendirmeleri gerekir. Bu süreçte de yetişkinlerin, çocuklarla olan iletişimi önem kazanır. Örneğin, anneleri ile iletişimi yüksek olan çocukların üç boyutlu ve iki boyutlu nesneler arasındaki farkı daha kolay görebildiği bulunmuştur (Zack ve Barr, 2016). Ayrıca, izleyiciyle göz kontağı kuran, sorular sorduktan sonra cevap için bekleyen, ve hemen geribildirim veren (örn., “Çok iyi yanıtladın!”)  çizgi dizi ve film karakterleri çocuklar için birer bilgi kaynağıdır. Ancak bu karakterlerin yanında, televizyon programının dil bakımından içeriği de çocukların öğrenme süreçlerini olumlu veya olumsuz etkileyebilir. Örneğin; Kaşif Dora ve Blue’nun İpucu gibi zengin bir dil ve hikaye örgüsü olan, izleyiciye sorular sorup düşünmeye teşvik eden programların, çocukların yeni sözcükler edinmesini ve buna bağlı olarak konuşmalarında çok çeşitli sözcükler kullanmasını sağladığı bulunmuştur. Bununla birlikte, Teletabiler gibi dil yapısının basit olduğu ve tekrarlı sözcüklerden oluşan programları izleyen çocuklarınsa yaşıtlarına göre sözcük dağarcıklarının daha küçük olduğu gözlenmiştir.

Çocukların televizyonla öğrenmesinde, yaş ve ebeveynlerinin yönlendirmesi oldukça önemli olan iki faktördür. Bu faktörleri araştıran bir araştırmada, 30-35 ve 36-43 ay aralığında olan çocukların video izleyerek sözcük öğrenme performansları karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmada, içerik ile ilgili bilgi veren yetişkinlerin etkisine bakılmıştır. 36-43 ay aralığındaki çocukların tek başına video izleyerek sözcük öğrenebildiği görülürken, daha küçük yaş grubunda olan, 30-35 ay aralığındaki çocukların sözcük öğrenirken yetişkinlerin yönlendirmesine ihtiyaç duydukları bulunmuştur (Roseberry, Hirsh-Pasek, Parish-Morris ve Golinkoff, 2009).

Özetle, dil bakımından zengin ve yaşa uygun içerikli televizyon programları çocukların öğrenmesinde ve bilgi edinmesinde önemli bir kaynaktır. Ancak, çocukların bilişsel gelişimi için ebeveynlerin bu tür programları çocukları ile beraber izleyip, içerik açısından çocuklarına rehber olmaları, çocukları ile olan sosyal iletişimlerine dikkat etmeleri gerekir. Ebeveynlerin bu konularda dikkatli olmaları gerektiğini belirten birçok araştırma bulunmaktadır. (bkz. Kirkorian, Pempek, Murphy, Schmidth ve Anderson, 2009; Schmidt, Pempek, Kirkorian, Lund ve Anderson, 2008). Örneğin, çocuk oyun oynarken arka planda televizyonun sürekli açık kalması ve çocukların televizyon izleme süresinden dolayı, oyun oynama sürelerinin kısalması gibi durumlarda, çocuğun dikkat gelişimi; ebeveyn ile geçirilen sürenin azalması durumunda ise, ebeveynleri olan ilişkileri olumsuz etkilenebilir.


Baykal, G., Oranç, C., Göksun, T., ve Küntay, A.C. (2017). Okul öncesi dönemde çocukların teknoloji kullanımı ve öğrenmeye etkileri. Ç. Aydın, T. Göksun, A.C. Küntay, ve D. Tahiroğlu (Der.). Aklın Çocuk Hali: Zihin Gelişimi Araştırmaları (2. baskı) içinde (s.417-433). İstanbul: Koç Üniversitesi Yayınevi.

Hazırlayan: Fatma Korhan

Düzenleyen: Aslıhan İkizoğlu